Kurumsal Hayatta Kontrolsüzlük Üzerine
Çoğu iş ortamı plansız.
Adına da “esneklik” diyorlar.
Gerçekte olan şu:
Ortada ne görev tanımı var, ne sorumluluk sınırları, ne de karar yetkisi. Ya da yetkili!
Ama nasıl yapılacağı kimsenin umrunda değil.
Toplantılar verimsiz. Süreler uzun ve çok sık tekrarlanıyor.
Çünkü amaç yok, çıktı yok, kapanış yok.
Sadece konuşma var. Herkes konuşuyor, kimse karar almıyor.
Çalışanlar ikiye ayrılıyor:
İşi yapan ve işi izleyen.
İşi izleyen, işi yapandan hesap soruyor.
Kurumsal kaosun en büyük yalanı şu:
“Maaş veriyoruz, karşılığında esneklik bekliyoruz.”
Bu esneklik değil. Bu sınırları yok etmek.
En tehlikelisi ne biliyor musun?
Kimsenin bilmediği ama herkesin fikir sahibi olduğu bir düzen.
Bilmediği konuya karışan yönetici,
Süreci hızlandırmaz — geciktirir ya da felç eder.
Prosedür yok. Talimat yok. Standart yok.
Ama her şey acil. Herkes sorumlu. Kimse yetkili değil.
Departmanları sıkıştırarak iş yaptırmak, yöneticilik değil.
Bu organizasyonel zorbalıktır. Ve ekipleri çürütür.
Kurumsal bilgi birikimini ve şirket alt kültürünü zedeler, bir müddet sonra yok eder.
Bu tarz ortamlarda çalışanlar şunu öğrenir:
İyi iş yapmak değil, görünür olmak önemlidir.
Bu sistem kaos değil.
Bu, bilinçli olarak sürdürülen bir düzensizliktir.
Ve çoğu yönetici çözüm istemez.
Çünkü çözüm, gerçek sorumluluk doğurur.
Sorumluluk almayı bilen yönetici, elini zaten taşın altına koyar.